Dönerin Erzurumlu kankası: Babadostu Cağ Kebabı

İnsan cağ gibi leziz bir kebabı bulduğu zaman gözünün yaşına, göbeğinin şekline bakmamalı... Erzurum’un ismiyle özdeşleşen cağ kebabı, odun ateşinde pişirilen etlerin cağlara dizilerek kesilmesinden elde ediliyor.

Cağ, 21 cm uzunluğundaki şişe deniyor. Görmeyenler ya da gördüklerinde kokoreç zannedenler için izah edelim: Bildiğimiz döner kebabının yan yatırılmış haline benziyor ve kesilen etler özel bir yöntemle bu şişe takılıyor. Kuzu etinin soğan, tuz ve karabiberden oluşan özel bir yöntemle terbiye edilmesiyle yapılan cağ’ın yanında soğan ve közlenmiş biberi eksik etmeyin.

İlk şubesini Şirinevler’de açan ‘Meşhur Erzurum Cağ Kebapçısı Babadostu’, gelen talepler neticesinde ikinci şubesini de açtı. Küçükçekmece’de açılan bu yeni mekan iki katlı, küçük bir bahçesi ve balkonu olan mütevazı ve sıcak bir yer. Bu tür ortamlarda tercihini lezzetten yana yapanların sırtının yere gelmeyeceğini garanti edebilirim. 120 kişi kapasiteli mekan, sade menüsüyle lezzette nokta atışı yapanlara sesleniyor. Ki doğrusunu yapıyor. Sadece Erzurum’a özgü cağ kebabı, ayran aşı ve kadayıf dolmasının servis edildiği Babadostu’nun sahibi Ahmet Özçelik, mekan yeni olsa da eski müşterilerinin buraya da geldiklerini kaydediyor. “Damak tadını yakaladığımız için ikinci şubeyi açtık. Bunu daha ileriye götürmek istiyoruz. Bu lezzeti dünyaya yaymak istiyoruz. Biz para derdinde değiliz, kültür hizmeti yapıyoruz. Francasing vermeyi de düşünüyoruz.” diyen Özçelik, kuzu etindeki kolesterol değerinin yumurtadan daha düşük olduğunu söylüyor.

Her ne kadar Erzurum, Bayburt ve Kars yöresi insanlarının aşina olduğu bir lezzet gibi görünse de, her yiyenin itiraz edemeyeceği bir lezzet cağ kebabı. Porsiyondan ziyade cağ hesabının yapıldığı kebapta bir cağ ortalama 70 gram. Şahsen beş tanesini rahatlıkla mideye indirdim ama 15-20 tane yiyen de oluyormuş. Pes doğrusu!

Sekiz kişiyle hizmet verdiklerini ve otopark sorunlarının pek olmadığını belirten Ahmet Özçelik, “İnsanları rahatsız etmeyecek biçimde, canlı Türk halk müziği çalmayı düşünüyoruz. Mekanımız ulaşım açısından rahat olduğu için kısa sürede lezzetseverleri çekeceğimize inanıyoruz.” diyor. Saat 7 ile 22.30 arasında açık olan mekanda yazın bahçede semaver çayı demlenecek. Hafta sonraları ise yöresel açık büfe kahvaltı olacak.

Siz tamam diyene kadar tabağınıza birer birer ve sıcak olarak servis edilen cağ kebabının lezzeti gayet yerinde. Aynı şekilde yemeğin sonunda ikram edilen çay da siz ‘dur’ diyene kadar masanıza taşınıyor. Usul bu. Yalnız hafta sonu içtiğim, hafif tereyağlı o güzelim ayran aşını hafta içi gittiğimde bulamadım. Doğrusu sırf bu çorbanın hatırına bile çok insanı çekebilir Babadostu. Dileğim bir an önce içimi leziz ve mideyi rahatlatan Erzurum’un ‘ayran aşı’ çorbasının aynı kalitede hep servis edilmesi. sonradangurme@zaman.com.tr


Midenizin leziz dostu

Cağ (tek): 3,5

Ayran aşı çorbası: 3 YTL

Mercimek çorbası: 2 YTL

Kadayıf dolması: 4 YTL

Tavuk şiş: 4 YTL

Ayran: 1 YTL

Soğuk içecekler: 2 YTL

Babadostu Cağ Kebapçısı

Beşyol Florya Sapağı Reyhan Caddesi No: 10 Küçükçekmece-İstanbul Tel: 0212 580 09 25-425 02 12


SERVİS PEÇETESİ

Servis son derece hızlı ve cağlar sıcacık geliyor. Yeter ki siz yemesini bilin.

Ayran aşı çorbası her daim bulunmalı. Çünkü bu çorbanın muadili olarak sunulan mercimeğin bir kıymeti harbiyesi yok.

Kadayıf dolmalarında geleneksel tadı tam yakalayamadım. İnsan bu dolmayı çıtır çıtır ve sıcacık yemeli. Biraz kalın ve açıkçası şerbetini yetersiz buldum. Üzerinde birkaç rötuş gerekiyor.

Yerde oturmak isteyenler için dizayn edilmiş iki bölümlük şark köşesi mevcut.

Doyduğunuz zaman ‘tamam, yeterli’ demesini bilin. Ayıp değil, bilâkis usul bu. Yoksa şişene kadar getiriyorlar.

:


 
 
 



Tarihi-Kültürü
Sanatı
Yemekleri
Fıkraları
Şiirleri
Türküleri
 
   

Tasarım ve Uygulama Kuzenart