Merkezi Erzurum’un Tortum ilçesi olan cağ kebabı, odun ateşinde pişirilen etlerin cağlara dizilerek kesilmesinden elde ediliyor.
Cağ denilen şey, 21 cm uzunluğundaki şiş’e verilen ad. Kuzu etinin soğan, tuz ve karabiberden oluşan özel bir yöntemle terbiye edilmesinin ardından büyük bir şişe yatık olarak geçirilen et, servis edilirken cağ’lara takılıyor. Yanında mutlaka soğan ve közlenmiş biberle turp ikram ediliyor.
İstanbul’da yaygınlaşmaya başlayan cağ kebabı yapan en iyi yerlerden birisi de Şirinevler’deki Baba Dostu Lokantası. Görünüşte “ağır” gibi duran cağ kebabında kullanılan kuzu etinin kolesterol değeri çok yüksek değil, hatta yumurtadan düşük. Yaklaşık 10 ay önce açılan Baba Dostu, Erzurum, Bayburt, Kars ve Ardahan yöre insanının tercih ettiği bir yer. Mekanın sahibi Ahmet Özçelik, cağ kebabını para kazanmaktan çok bir kültür hizmeti olarak gördüğünden işini özenle yapıyor. Zaten mekanda Erzurum’a özgü cağ kebabı, ayran aşı ve kadayıf dolması dışında sadece lahmacun ve pide satılıyor. “Cağ kebabına bazıları ticari olarak baktığı için İstanbul’da yaygınlaşmadı.” diyen Özçelik, Baba Dostu’na bilenler dışında yabancıların da geldiğini, hatta bazılarının cağ kebabını kokoreç zannettiklerini kaydediyor.
Porsiyon değil şiş hesabının yapıldığı Baba Dostu’nda iki şiş ile doymak mümkün. Ancak işi abartıp 18-20 cağ yiyen bile oluyormuş. Cağ’ı İstanbullular çok pişmiş, Erzurumlular az pişmiş yiyor. Siz dur demedikçe tabağınıza cağ’lar gelmeye devam ediyor. Usul bu. Aynı şekilde çay ikram edilirken de ses çıkarmadıkça ücretsiz çaylar gelmeye devam ediyor. Tabii isteyene semaverde demlenmiş çay da kırtlama şekerle ikram ediliyor. Şark bölümünün de bulunduğu 60 kişilik mekan, haftanın her günü gece 22.30’a kadar açık. Son derece lezzetli yapılan cağ’ın kuzu eti Balıkesir yöresinden temin ediliyor. Lezzetli et yemek için cağ kebabıyla dost olmanızı tavsiye ediyorum.